Şeker Hastalığı Hakkında Sorulanlar I

 

ŞEKER HASTALIĞI HAKKINDA SORULANLAR

 

Şeker hastalığı çocuklarda da olur mu?

 

Evet, her yaşta olabilir.

 

Şeker hastalığı bir aile hastalığı veya kalıtımsal olabilir mi?

 

Hastalık doğrudan doğruya kalıtımsal olmamakla beraber, her dört vakanın birinde, hasta kişinin ailesinde şeker hastası olanlara rastlanmıştır.

 

Şeker hastalığı bir enfeksiyondan meydana gelebilir mi?

 

Direkt olarak hayır. Fakat şurası bilinmektedir ki, enfeksiyonlu bir kişi şekeri ağırlaştıracak veya hastalığı daha belirli bir hale getirecektir. Doğrudan doğruya enfeksiyonla gelen şeker hastalığı ancak bir apse veya enfeksiyonun pankreasın büyük bir kısmını yok etmesinden ileri gelebilir. Bu da çok nadir rastlanan hallerden biridir.

 

Çok miktarda şekerli maddeler veya karbonhidratlar yemekten şeker hastalığı gelişebilir mi?

 

Hayır, yalnız mevcut bir hastalığı ağırlaştırabilir veya hastalığa mevcut bir eğilimi aydınlığa çıkarabilir.

 

Duygusal gerginlik şeker hastalığına neden olabilir mi?

 

Direkt olarak hayır. Ancak duygusal krizlerle şeker hastalığının şiddetlendiği veya gizli bir hastalığın meydana çıktığı görülmüştür.

 

Diabet kontrolü nedir ?

 

Şeker hastalığı olmayan insanlarda kan şekeri açlıkta 70-110 mg/dl arasında, toklukta (yemekten 2 saat sonra) 140 mg/dl'nin altındadır. Diyabet tedavisinde de hedef kan şekeri değerlerinizi normal sınrlarda tutmaktır. Kan şekeri düzeyinizi normal sınırlara yakın değerlerde tutmanız, ilerleyen zaman içinde diyabetle ilişkili sağlık sorunlarından sizi uzak tutacaktır.

 

Tip 1 diyabet en erken kaç yaşında başlar ?

 

Doğumdan hemen sonra bile başlayabilir. Fakat 6 aydan önce diyabet başlaması çok nadirdir. 9 aydan itibaren görülme ihtimali giderek artar, 12-14 yaşında ergenliğin başladığı dönemde en yüksek rakama ulaşır, sonra sıklık giderek azalır.

 

Tip 2 diyabetli bir kişinin ne sıklıkta kan şekeri ölçümü yapması gerekir ?

 

Bunun için sabit bir rakam söylemek doğru olmaz. Kişinin ihtiyaçlarına göre, bireysel olarak bu konuda karar verilmelidir. Bir çok tip 2 diyabetlide 7-10 günde bir, açlık ve yemekten 1 yada 2 saat sonra yapılan ölçüm yeterli olur. Diyabetli kişiler ayrıca kan şekeri düzensizliğine ait bulgular hissettiklerinde de ölçüm yapmalıdırlar.

 

Mevsimler değiştikçe insülin ihtiyacı da değişir mi ?

 

Artan aktiviteyle beraber kan şekerlerinin düşük olması ihtimali yüksektir. Ara öğünler ayarlanabilir ya da insülin dozu azaltılabilir.

Azalan aktiviteyle beraber kan şekerleri yükselebilir ve insülin dozlarının artırılması gerekebilir.

 

Diabetliysem ne yapmam gerekiyor ?

 

Eğer diyabetliyseniz hayatınızın bundan sonraki döneminde kendinizi çok iyi kontrol altında tutmanız gerekecektir. Diyabetle barışık yaşamanın yolu kendinize dikkat etmekten geçer. Kan şekeri düzeylerinizi ortalama aralıklarda tutarak olabildiğince normal yaşam sürdürmeyi hedeflemelisiniz. Bu hedefe ulaşmanın en iyi yolu diet uygulamak ve egzersiz yapmaktır.

 

Diyabete bağlı gelişen komplikasyonlar nelerdir ?

 

Şeker hastası olduktan sonraki gelişen zaman içinde sürekli yüksek düzeylerde seyreden kan şekerine bağlı olarak komplikasyonlar gelişebilir. Bu komplikasyonlar önce gözleri, böbrekleri, sinirleri, ve kardiyovasküler sistemi etkiler. Bundan kaçınmak için ya da mümkün olduğunca erken fark edebilmek için şeker hastasının kendisini özenle izlemesi gerekir. Günümüzde kan şekerinin kontrolü için uygulaması çok kolay yöntemler vardır.

 

Kan şekerimi kendim nasıl ölçebilirim ?

 

Kan şekeri düzeyinizi kendiniz izlerseniz hastalığınızı kontrol altında tutmanız kolaylaşacaktır. Tüm yapacağınız parmağınızdan bir damla kan alarak testinizi yapmaktır. Kan şekerinin ölçülmesinin en fazla korkutan tarafı parmağınızın delinmesi aşamasıdır. Artk gelişmiş teknikler sayesinde parmağınızı delme işlemi hemen hemen acısız hale gelmiştir.

 

Ne sıklıkta kan şekeri ölçmeliyim ?

 

Yoğun tedavi gören hastalar için; her yemekten önce ve yatmadan önce şeker düzeyini ölçmek gerekir. Diyabetli tüm hastalar için; günde iki defa ama farklılaştırarak çeşitli zamanlarda ölçebilirsiniz. Diyet ile kontrol edilen diyabetli hastalar için; günde bir defa kan şekerinizi ölçmelisiniz.

 

İdrarda şeker bulunması kişinin muhakkak surette şeker hastası olduğunu mu gösterir?

 

Hayır. İdrarda şekeri müspet gösterebilecek, fakat fazla rastlanmayan, değişik başka durumlar da vardır.

 

İdrarda şekere rastlanmaması kişide şeker hastalığı olmadığına dair bir garanti midir ?

 

Hayır. İdrarda şeker bulunmamaktaysa da kanda yüksek bir şeker konsantrasyonu olabilmektedir.

 

Glikoz (şeker) tolerans testi nedir ?

 

Hastaya bilinen bir miktar şeker verilmektedir. Sonra hastadan kan alınmakta ve muhtelif süre fasılalarla idrarı toplanmaktadır. Bundan sonra kanda ve idrarda bulunan şeker miktarı hesap edilmektedir. Şeker hastalığı olanlarda karakteristik buluşlar meydana çıkmaktadır.

 

Şeker hastalığı olan bütün kişilerin insülin almaları gerekmekte midir ?

 

Hayır. Bu durumun ciddiyetine bağlıdır. Çok hastalarınki, yalnız diyet veya ağızdan gerekli ilâçlar, ile kontrol altında tutunabilinmektedir.

 

Kan şeker ölçüm cihazının önemi nedir ?

 

‘Şeker hastalarının evde kendi kendilerine kan şeker seviyelerini ölçmeleri ne yarar sağlar?’ Bu soru her diyabetli hastanın kafasında önemli bir yer tutar. Sorunun cevabı şu şekilde verilebilir: Düzenli bir diyabet kontrolü ancak kandaki şeker seviyesinin belli bir düzende tutulması ile olur. Bu da kandaki şeker seviyesinin devamlı ölçülmesini gerektirir. Şeker hastalarının sağlıklı bir hayat kalitesinin temininde, bu aynı zamanda ekonomik bir yöntemdir. Hipoglisemi (şeker seviyesinin aşırı düşmesi) özellikle insülin kullanan tip 1 diyabetlerde korkulan bir olaydır. İnsülin enjekte edilince hipoglisemi oluşabilir. Bu da ancak kan şekerinin ölçülmesi ile tesbit edilebilir. Bunun yanı sıra insülin kullanmasa bile hastanın metabolizmasının yeniden bir yemeğe olan etkisi veya yapılan bir yürüğüş ya da spor sonrası gösterdiği tepkinin ölçülmesi gerekir. Spor yapmadan önce ve sonra kan şekerinin ölçülmesi özellikle Tip 1 diyabetlerde şarttır. Bu hipoglisemi olayının meydana gelmesini önler. Şeker hastalığı etkilerini uzun sürede gösteren bir hastalıktır. Düzenli bir şeker kontrolü uzun vadede meydana çıkabilecek nefropati,retinopati ve kalp damar rahatsızlıklarından hastayı korur.

 

Kartuşa hava girmesinin sonuçları ne olur ?

 

Kartuşun içinde hava bulunduğu zaman, kalemin pistonun itilmesiyle hava kabarcıkları sıkıştırılacağından, insülin daha yavaş enjekte edilecektir. Bu durumda da enjekte edilen insülinin dozu doğru olmayabilir. Kalem pistonuna basıldıktan sonra iğnenin deri altında tutulması gereken 5 saniyelik süre içinde insülinin tamamı vücuda verilmeyebilir. İğne deriden çekildiğinde kalem insülin damlatmaya devam ediyorsa hasta gereken dozda insülini alamamış olabilir. İğneden bir iki damla insülin damlamasının nedeni, kalem pistonuna basma ilemi tamamlandığında sıkıştırılmış hava kabarcığının tekrar genleşmesidir.

 

Kısa insülin iğnelerinin avantajları nelerdir ?

 

İntramüsküler enjeksiyonları önlemek amacıyla birçok hastanın standart uzunluğundaki iğneden kısa iğneye geçmesi önerilebilir. Bu özellikle, zayıf erişkinler, çocuklar ve ‘cilt kaldırma’ yapan hastalar için geçerlidir. Hastalar bu bölgelere standart uzunluktaki iğnelerle cildi kaldırmadan enjeksiyon yaparlarsa, insülini cilt altı dokusu yerine kas içine enjekte edeceklerdir. Sürekli olarak intramüsküler enjeksiyon yapan hastalar, intramüsküler insülinin daha hızlı emilimi ve glukoz girişi ile maksimum insülin etkisi arasındaki zaman farklılığı dolayısıyla geniş kan glukoz girişi ile dalgalanmalarına eğilimli olabilirler.

 

İnsülin ağızdan alınabilir mi ?

 

Hayır. Deri altından enjekte edilmesi gerekmektedir.

 

İnsülin enjeksiyonunu kim yapar ?

 

Hastalar, çocuklar bile, kendi kendilerine insülin enjeksiyonu yapmasını öğrenebilmektedirler.

 

İnsülin enjeksiyonunu insan kendi yaparsa bu ağrıya sebep olur mu ?

 

Ancak bir iğne batığı hissedilmekte, hasta kısa süre içerisinde buna alışmaktadır. Çocuklar bile bunu öğrenebilmekte ve hafif batma hissine aldırış etmemektedirler.

 

Şeker hastaları kaç kez insülin enjeksiyonu yaptırmalıdırlar ?

 

Doktorun talimatına göre genellikle muhtelif dozajlarda günde bir ve iki kez.

 

Bir şeker hastasına insülin vermek gerekmişse bunu, hayatı boyunca alması gerekeceği anlamına mı gelmektedir ?

 

Genellikle bu böyledir, ancak bu kaidenin de istisnaları bulunmaktadır.

 

Verilen insülin dozajı zaman zaman değiştirilmekte midir ?

 

Muhakkak ki evet. Verilen dozaj zaman zaman artırılabildiği gibi, azaltılabilinir de.

Bir hasta insülin ihtiyacının ne kadar olacağını nasıl tespit edebilir?

Şeker hastalarının muntazam süreler içerisinde idrarlarını kendi kendilerine tahlil etmeleri çok önemlidir. Ayrıca, yine muntazam süreler içerisinde doktorlarından talimat almaları gereklidir.

 

Hangi şeker hastalarının kısa insülin iğnesi kullanması gerekir ?

 

Kısa insülin iğnesinin avantajları, insülin kullanan tüm şeker hastalarının kısa insülin iğnesine geçmesinin gerekli olup olmadığı sorusunu akla getirmektedir. Eğer hem doktor hem hasta gerek enjeksiyon tekniği, gerekse elde edilen glukoz kontrolü açısından standart uzunlukta iğne kullanımını tatmin edici buluyorlarsa, kısa insülin iğnesine geçme ihtiyacı daha az olabilir. Kısa İnsülin iğnesinin duyduğu avantajlardan; özellikle çocuklar, zayıf ve normal ağarlıktaki kişiler, iğneden korkanlar vada insülin kullanmaya yeni başlayan hastalar yararlanacaklardır. Ancak, cildi kaldırmak da dahil olmak üzere, doğru enjeksiyon teknikleri kullanılırsa, standart uzunluktaki (12.7 mm)iğnelerde aynı oranda güvenilirdirler.

 

Kısa iğneler, standart uzunluktaki iğnelere oranla daha mı az acı verir?

 

Klinik çalışmalar, hastaların acı açısından kısa ve uzun iğne arasında bir fark belirleyemediklerini göstermiştir. Ancak iğnenin görülebileceği çalışmalarda kısa iğneler, standart uzunluktaki iğnelere oranla daha az acısız olarak algılanmıştır. Bu da acı algılamasında psikolojik unsurların önemini ve kısa iğnelerin hastanın yaşam kalitesini artırdığını açıkça vurgulamaktadır.

 

Hastaların enjeksiyondan önce ciltlerini kaldırmaları gerçekten gereklimidir ?

 

Yakın dönemde elde edilen bulgular, enjeksiyon esnasında ciltlerini kaldırmayan hastalarda, insülinin cilt altı dokusu yerine kaslara gittiği enfeksiyonların tahmin edilenden daha fazla olduğunu göstermektedir. Diyabetli çocuklarda yürütülen bir çalışmada, kasa giden enjeksiyomların oranı %31'e kadar çıkmıştır. Küçük yaştaki zayıf erkekler çocuklar, enjeksiyonun, neredeyse %50 si kaslara gittiği için özellikle risk altında bulunmaktadır. Aynı oranlar, yetişkinlerde daha düşük olmasına rağmen, yine de önemlidir.

 

Ağızdan ilaç kullanan hastalar için kan şekeri ölçümü nasıl olmalıdır ?

 

Her gün kahvaltıdan önce ve kahvaltıdan iki saat sonra olmak üzere, günde iki defa kan şekerinizi ölçebilirsiniz. Hedefiniz kan şekerinizi 24 saat boyunca istenilen seviyede tutmaktır. Her gün belirli aralıklarla ölçülen şeker sonuçlarınızı kaydederek doktorunuza bildirmeniz gerekir. Böylece doktorunuz ve siz, bu bilgiler ışığında en iyi tedavi yöntemini ve programını ayarlayabilirsiniz.

 

Kan şekeri düşükse ne yapılmalıdır ?

 

Basit şeker düşmelerinde toplam 10-20 gr katbonhidrat içeren besin almak gereklidir. Bunun yarısını hızla şekeri yükseltecek çay şekeri (3 tane kesme şeker) veya glukoz tabletleri ile, diğer yarısını da bir dilim ekmek içeren bir küçük sandviç ile yapabilirsiniz. Eğer 15 dk içinde kendinizi daha iyi hissetmezseniz aynı miktar besini tekrar alabilirsiniz.

 

Bazı şekerli besinler: (Her biri yaklaşık 10 gr şeker (karbonhidrat) içerir)

 

*      3 kesme şeker

*      2 tatlı kaşığı toz şeker

*      1/2 su bardağı meyve suyu

*      1/2 su bardağı normal kola

 

Kan şekeriniz bunlara rağmen düşükse doktorunuza veya hemşirenize haber verin. Eğer hiçbirine ulaşamazsanız en yakın acil servise başvurun.

 

Eğer baygın olarak bulunduysanız ağızdan bir şey verilmemesi gerekir. Acil müdahele gereklidir. Eğer Glukagen mevcutsa cilt altına veya kas içine yapılması gerekir. 10-15 dk içinde bir değişiklik olmazsa ikinci Glukagen'i verip 112 no'lu telefondan yardım isteyiniz. Damardan şekerli serum verilmesi ve tıbbi gözlem-müdahale gereklidir. Glukagen ile ayıldıktan sonra hastanın mutlaka doktoruna haber verilmesi gereklidir. Şiddetli hipoglisemi reaksiyonları her zaman doktora bildirilmesi gereken durumlardır.

 

Şeker hastalığına yakalanmanın en önemli nedenleri nelerdir ?


Kilolu olmak, ailede şeker hastalığı olması, hareketsiz bir yaşam tarzı, hipertansiyon. Bu etkenlerden bir ya da bir kaçının kişide olması şeker hastalığı görülme riskini arttırıyor.

Tedavi olunarak diyabet tamamen geçer mi ?


Şeker hastalığı kronik (ömür boyu süren) bir hastalıktır. Tedavi olarak yalnızca kan şekeri normal sınırlarına çekilebilir. Kan şekerinin normal sınırlarda olması, kişiyi olumsuz sonuçlarından korur.

Tedavide kullanılan insülin bağımlılık yapar mı ?


İnsülin bağımlılık yapmaz. Kan şekerinin dengelenmesi için gerekli bir hormondur.

Tedavide kullanılan insülin miktarı neden kişiden kişiye göre değişiyor ?


Herkesin hastalığının seyri,kişisel özellikleri, yaşam tarzı ve doğal olarak da insülin ihtiyacı farklıdır. Bu özellikler göz önünde bulundurarak tedavinizi planlıyor. İnsülinin düzenli olarak yapılması tedavideki başarıyı arttırıyor. Bu sebeple unutulduğu takdirde atlanılan insülin dozu hatırlandığında yapılması uygundur, fakat bu durumun çok sık tekrarlanmaması gerekiyor.

Egzersiz yapmanın diyabet üzerinde olumlu etkisi var mıdır ?


Haftada 3-4 gün ve yemekten yaklaşık 1-2 saat sonra yapılacak olan egzersiz faydalıdır. Hangi egzersizlerin uygun olduğunu ise hekime danışmak gerekiyor.

Diyabet hastaları kan şekerini ne sıklıkla ölçmelidir ?


Kan şekeri düzenliyse haftada 1-2 kez açlık ve tokluk kan şekerine bakılıyor. Kan şekeri düzensizse ve diyabet tedavisinde değişiklik yapıldıysa kan şekeri izlemi daha sık olmalıdır.

 

Kan şekerini neler düşürür ?

 

   I.      İnsülin veya şeker düşürücü hapların dozlarının fazla uygulanmasına bağlı,

II.      Düzenli olarak alınması gereken öğünlerin yeterince veya hiç alınmamasına bağlı,

III.      Egzersiz sırasında ve sonrasında yapılan egzersizin arttırdığı enerji ihtiyacını dengeleyecek kadar ek gıda alınmamasına bağlı (egzersizin enerji tüketimini arttırıcı etkisinin 8-10 saat devam edeceğini ve bu dönemde alınan gıda miktarının arttırılması ve insülin dozunun azaltılması gerektiği unutulmamalıdır.)

IV.      İshal veya diğer eşlik eden besinlerin barsaktan emilmesini azaltan sağlık problemlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir.

 

Kan şekerini neler yükseltir ?

 

 ·        Şeker hastalığının tedavisi için kullandığınız ilaçları veya insülini gerektiği kadar almama veya düzenli kullanmama,

·        Diğer hastalıkların seyrinde (infeksiyon hastalıkları, iltahaplanma, soğuk algınlığı...)

·        Diyete uymama,

·        Her zaman yaptığınız egzersiz yapmama,

·        Şeker yükselten ilaçların kullanımı (Kortizol içeren ilaçlar...)

·        Almakta olduğunuz tedavinin yeterli gelmemesi. (Haplardan insüline geçmek gerekiyorsa)


Kan şekeri düşüklüğünü ve yüksekliği nasıl ayırt edilebilir ?


Kan şekeri düştüğünde açlık hissi, terleme, çarpıntı, baş ağrısı, göz kararması hissediliyor. Kan şekeri yükseldiğinde ise, ağız kuruluğu, bulanık görme, halsizlik, çok su içme ve çok idrara çıkma, çok yemek yeme gibi belirtiler görülüyor.

Kan şekeri düşünce veya yükselince ne yapmak gerekir ?


Kan şekeri düştüğünde şeker içeren gıdalar almak gerekiyor. Örneğin; 4-5 adet kesme şeker, 1 çay bardağı meyve suyu. Kan şekeri yükseldiğinde ise, istirahat etmeli, bulantı yoksa bol miktarda su içmek gerekiyor.

Kan şekeri düzeyi ne olmalıdır ?


Erişkin diyabetlilerde açlık kan şekeri en fazla 110-130mg/dl, yemekten 2 saat sonra ölçülen tokluk kan şekeri de en fazla 140-160 mg/ dl civarında olmalı.

Diyabet başka hangi organlarda risk oluşturur ?


Ortalama Diyabetli her 10 kişiden 1’inde hastalığın bir aşamasında ayak ülseri oluşumu görülüyor. Bunun için iyi bir ayak bakımı bu riskin azalması anlamına geliyor. Özellikle ayaklarda uyuşukluluk hissediliyorsa ayakları kontrol etmek çok önemli. Ayaklarda herhangi yara ya da kanama görülürse derhal doktora gitmek gerekiyor. Diyabet hastaları aynı zamanda kalbini ve gözlerini de yılda en az bir kez test ettirmeli, çünkü hastalar kalp damar göz hastalığı riski taşıyorlar. Belirti vermediği için düzenli yapılan kalp ve göz testi erken tanı için önem taşıyor.

 

Yorum Yaz