Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlık I

 

Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlık

 

• "Demir Eksikliği" Anemisi Nedir ?

 

• Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlıkta Görülen Belirtiler

 

• Demire Bağlı Aneminin Sebepleri Nelerdir ?

 

• Nasıl Tedavi Edilebilir?

 

• Demir Eksikliği Anemisinde Klinik Ve Laboratuvar Bulgular Nelerdir ?

 

• Demirin Vücut İçin Önemi Nedir ?

 

• Demirin Doğal Kaynakları & Beslenme Önerileri

 

• Besinlerle Alınan Demirin Emilimini Etkileyen Durumlar

 

• Kansızlık En Çok Kimlerde Görülür ?

 

• Kansızlığın Yol Açtığı Sorunlar


 

DEMİR EKSİKLİĞİNE BAĞLI KANSIZLIK

 

"DEMİR EKSİKLİĞİ" ANEMİSİ NEDİR ?

 

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de en çok görülen anemi tipi, demir eksikliği anemisidir.

Tanım olarak düşük miktarda demire bağlı olarak kanın kırmızı hücrelerindeki azalmadır.

Demir, kanda oksijen taşıyan pigment olan hemoglobinin önemli bir parçasıdır.

Demir eksikliği anemisi en fazla süt çocukluğu döneminde, 2. Ve 3. Sıklıkta ise okul çağı ve ergenlik öncesi çağda rastlanmaktadır.

Çocuklarda demir eksikliğine yol açan nedenler besinlerle yetersiz demir alımı, hızlı büyüme nedeni ile demir ihtiyacının artması ve kan kaybıdır.

Anemi kanda normalden daha az sayıda kırmızı kan hücresi veya normalden daha az miktarda hemoglobin bulunmasıdır.

Oksijen kanda kırmızı kan hücrelerinin içerisinde depolanan hemoglobin ile taşınır.

Demir hemoglobin için gerekli bir maddedir. Eğer vücutta yeteri kadar demir yoksa yeterince hemoglobin yapılamaz ve kan vücuda yeteri kadar oksijen taşıyamaz. Bu duruma demir eksikliği anemisi denmektedir.

...........................................................................................................

 

DEMİR EKSİKLİĞİNE BAĞLI KANSIZLIKTA GÖRÜLEN BELİRTİLER

 

Erişkin hastalarda

 

Aneminin şiddetine bağlı olarak ;

 

Hafif bir anemide

 

* Çarpıntı ve nefes darlığı

* Daha fazla üşüme

* Konsantrasyon bozukluğu

* ağız ve göz kapağı içindeki mukozolarda fark edilebilen solukluk

* hafif çarpıntı ve nefes darlığı hissedebilir.

 

İleri düzeyde bir anemide

 

* kulak çınlaması,

* baş dönmesi,

* baş ağrısı,

* huzursuzluk,

* halsizlik,

* uyuma güçlüğü,

* iştahsızlık,

* kilo kaybı,

* adet kanamalarının düzensizliği veya fazlalığı,

* adet görmeme

* iktidarsızlık gibi bulgular ortaya çıkabilir.

 

Daha ileri düzeyde ise

 

* Yiyecek dışındaki şeylere istek. Örneğin: toprak, buz, kireç taşı, nişasta gibi…

* Tırnaklarda biçimsizlik: kaşık biçimi almaları gibi…

* Tahriş olmuş dil: üzerinin düzleşmesi,

* ağız köşelerinde çatlamalar,

  yutkunma zorluğu daha çok erişkin hastalarda dikkati çekmektedir.

* Yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, çabuk yorulma

* Çalışma kapasitesinde azalma

* Sık hastalanma

* Ciltte, göz kapaklarının iç kısmında ve avuçta solukluk

* İş yaparken nefes kesilmesi ve sık sık nefes alma ihtiyacı

 

Çocuklarda

 

* oturma, emekleme ve yürüme gibi motor gelişmede gecikme,

* davranış bozuklukları,

* öğrenmede güçlük

* bağışıklık sisteminde azalma sonucunda enfeksiyonlara yatkınlık gözlenmektedir.

 

Süt çocukluğu döneminde

 

* ağlarken katılma nöbetleri görülebilir.

* bebeğin büyüme - gelişmesi de olumsuz etkilenecektir.

 

...........................................................................................

 

DEMİRE BAĞLI ANEMİNİN SEBEPLERİ NELERDİR ?

 

* Ani veya yavaş gelişen kan kayıpları

* Kırmızı kan hücrelerinin aşırı yıkımı

* Glutatyon veya globulin sentezlerinin bozulması,

* Glikoliz veya hücre zarı bozuklukları,

* Kurşun ve diğer toksik maddelerle olan zehirlenmesi

* Enfeksiyonlar (sıtma vs.)

* Dalağın fazla çalışması

* Lenfoma

* İlaçlar

* Yetersiz kırmızı kan hücresi üretimi

* Temel maddelerin eksikliği (Demir, folik asit, B12, protein, niasin, bakır vs)

* Eritroblast eksikliği(Aplastik anemi, kimyasal ajanlar, antikorlar vs.)

* Kemik iliğinin diğer hücreler tarafından işgali (lösemi, lenfoma, multipl myeloma)

* Endokrin anormallikler (Miksödem, hipofiz yetmezliği, adrenal yetmezlik vs.)

* Kronik hastalıklar (Kronik böbrek hastalığı, kollajen doku hastalıkları, siroz vs.)

* Yanlış uygulanan zayıflama rejimleri ve yeme bozuklukları

* Sık doğumlar, çoğul gebelikler

* Demir emiliminin bozulduğu durumlar; 

  uzun süren ishaller,

  kronik enfeksiyonlar,

  sindirim sisteminde bozukluklar

.............................................................................................

 

NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR?

 

Demir eksikliği anemisi çoğu kez kolaylıkla tedavi edilir.

Uygun demir ilaçlarının hekiminizin önerdiği doz ve sürede kullanılması yeterlidir.

Ancak kansızlık tedavilerinin en az üç ay sürmesi gerektiği düşünüldüğünde tadı hoş, alımı kolay ve mide şikayetlerine yol açmayan bir demir ürününün seçilmesi önemlidir.

Seçilecek ilacın emiliminin yiyeceklerden etkilenmemesi de ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husustur.

İlaç tedavisi yanında demir açısından zengin besinler tercih edilmelidir.

 

Altta yatan nedene göre tedavi edilir,

Örneğin demir eksikliği anemisinde demir preparatları verilir,

kanamaya bağlı olanlarda kanama odağı tedavi edilir.

 

Ağızdan demir tedavisinde kullanılan demir formları demirsülfat, demir glukanat ve demir fumorattır.

Demir tedavisine başladıktan iki ay sonra hemoglobin düzeyi normale dönecektir,

En iyi emilen demir ilacı demir sulfattır. Günlük 180 mg alındığında 10-20 mg lık bir miktar emilir.

Üçe bölünerek aç karna alınması faydalı olur.

3 haftalık bir tedaviden sonra, hematolojik göstergeler değişmeye başlar.

Bu nedenle, tedavinin kontrolü 3 haftalık aralıklarla yapılabilir.

Normal değerlere genellikle 2. aydan sonra ulaşılır.

Depoların doldurulması için, 3 - 6 ay kadar daha demir almaya devam etmek gerekir.

 

Damar içerisine veya kas içerisine uygulanabilecek demir ilaçları da ağızdan alıma dayanamayan hastalarda kullanılabilir.

 

Eğer hastada doz azaltıldığı halde kusmaları veya karın ağrıları oluyorsa,

hastanın altta yatan bir barsak hastalığı varsa, verilen ilaç emilemiyorsa,

hastanın kronik olan kanaması ağızdan verilen demir ilacıyla karşılanamıyorsa o zaman

demir ilacının enjeksiyon şekli kalçadan yapılabilir. Bu mutlaka doktor tarafından önerilmelidir.

Kalçadan yapılan demir ilacına karşı ani allerjik reaksiyonlar gelişebilir,

iğnenin yapıldığı yerde ağrı, renk değişikliği olabilir.

İlacın kalçada derin bir şekilde ve özel bir teknikle (Z palsit) yapılması önerilir.

Ayrıca son yıllarda damardan kullanılan demir preparatları da seçilen vakalarda kullanılmaktadır.

 

Hastanın hemoglobin seviyesi yaşına göre normal düzeye gelince

demir ilacı depolarının dolması amacı ile yaklaşık 4-8 hafta daha yarı dozda devam edilir.

..........................................................................................................

 

DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİNDE KLİNİK VE LABORATUVAR BULGULAR NELERDİR ?

 

Laboratuvar yaklaşımı

 

Anemi düşünülen hastada ilk yapılması gereken test Hemogram'dır.

Günümüzde, otomatik kan sayımı cihazları

  • Hemoglobin (HGB), 
  • Hematokrit (HTC), 
  • Eritrosit sayısı (RBC),
  • Eritrosit indeksleri (MCV, MCH, MCHC, RDW),
  • Trombosit sayısı (PLT),
  • Lökosit sayısı (WBC) 

  Lökosit Formülü'nü çok kısa sürede ve büyük bir doğrulukla ölçebilmektedir.

Anemilerin değerlendirilmesinde eritrosit indekslerinin izlenmesi önemlidir.

 

Laboratuvar Testleri

 

- Kırmızı küre sayısı (erkek: 4.5-6.0 milyon)-(bayan: 4.0-5.5 milyon)adet/ml

- Hemoglobin (erkek: 14-18)-(bayan: 12-16)gr/dL

- Hematokrit (erkek: 41-51)-(bayan: 37-47)%

- MCV (Mean Corpuscular Volume); (87 ± 7 fl). Kırmızı kan hücrelerinin ortalama hacmi.

  Buna göre anemi, mikrositer, normositer ve makrositer olarak tanımlanabilir.

- MCH (Mean Corpuscular Hemoglobin); (29 ± 2 pg). 

  Kırmızı kan hücrelerinde bulunan ortalama hemoglobin miktarıdır.

- MCHC (Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration); (34 ± 2 gr/dL).

  Bir kırmızı kan hücresinde bulunan ortalama hemoglobin konsantrasyonudur.

  MCH ve MCHC sonuçlarına göre anemi, hipokrom ve normokrom olarak sınıflanabilir.

- Periferik yayma, kanın şekilli elamanlarının mikroskopla incelenmesidir.

- Serum demiri, toplam demir bağlama kapasitesi, folik asit, ferritin, vitamin B12 düzeyleri ve

  serbest eritrosit protoporfirin de gerekirse tanı için incelenebilir.

 

Tanı ve Tetkikler

 

“Demir eksikliği anemisi saptanan çocukta dışkı ve idrar ile kan kaybı olup olmadığı araştırılmalıdır.

Dışkı ile kan kaybı meydana getiren en önemli durumlar arasında peptik ülserler ve inek sütü alerjisi sayılabilir.

Ayrıca bağırsakta bulunan polipler ve anüste mukoza çatlakları da kan kaybına neden olabilirler.

Gaitada gizli kan testi birkaç kez tekrarlanmalıdır, zira kanama aralıklı olarak meydana geliyor olabilir.”

 

Demir eksikliği anemisi safha, safha gelişir.

İlk safhada, demir depoları boşalır.

Bu safhada kırmızı kan hücreleri boyutlarında değişiklik yoktur.

Serum ferritin düzeyi düşer.

30 mikrogram /L nin altında bir ferritin düzeyi demir depolarınyn boşaldığının iyi bir göstergesidir.

Bu arada serumda TDBK yükselir.

 

Demir depolarının boşalmasını takiben, serum demiri düşer ve dolayısıyla satürasıon indeksi düşer.

Yapılan kırmızı kan hücrelerinin boyutları küçük ve renkleri daha azdır (mikrositer, hipokrom).

...........................................................................................................

 

DEMİRİN VÜCUT İÇİN ÖNEMİ NEDİR?

 

Demir, insan vücudunda toplam 4 gr kadar bulunmasına karşın,

biyolojik yönden oldukça önemli ve eksikliğinde ciddi sorunlara yol açan bir elementtir.

Demirin bu özelliği uzun yıllardır bilinmektedir.

Eksikliği genellikle büyümenin çok hızlı olduğu küçük çocukluk ve ergenlik çağı ile hamilelik döneminde ortaya çıkar.

Kadınlar ise, doğurganlık dönemlerinde aylık adet kanamaları ile kan kaybetmeleri nedeniyle ‘kansızlık’ yaşayabilirler.

 

Bu faktörlerin yanında demir içeriği düşük olan yiyeceklerin fazla tüketilmesi ve

ayrıca besinler yoluyla alınan demirin emiliminin de güç olması kansızlığın ortaya çıkışını kolaylaştıran faktörlerdir.

Demirin vücuttaki en önemli görevi ise “hemoglobin” yapımıdır.

Hemoglobin, kanımızdaki alyuvarlarda bulunur ve tüm dokuların yaşaması için gerekli olan

oksijeni taşıma işlemini gerçekleştirir.

Diğer bir deyişle, oksijen yaşantımız için ne kadar önemli ise oksijenin kullanılabilmesi içinde demir o kadar önemlidir.

 

Günlük demir gereksinimi 1-3 mgr. kadardır. Bunun % 5-10 duedenum ve proksimal ince barsaktan emilir.

Günlük kayıp 1 mgr dır. Ter, dışkı, idrar, dökülen hücreler ile kaybedilir.

Gereksinim bebeklik, hamilelik, ağır hastalık ve emzirme dönemlerinde artar.

 

..........................................................................................................

                                                                                                      

DEMİRİN DOĞAL KAYNAKLARI & Beslenme Önerileri

 

 İnek sütü, anemiyi önlemek için yeterli düzeyde demir içermez.

Bu nedenle, bebeğin 6 aylık olana kadar anne sütü ile beslenmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve sağlıklı bir bebeklik dönemi geçirmesi için şarttır.

 

 Yeterli sütü olmayan annelerin, anemiyi önlemek için demir bakımından zengin gıdalarla takviye yapmaları gerekir.

 

 Demir bakımından zengin gıdalar şunlardır: Karaciğer, dana eti, balık, tavuk, sebzeler; ıspanak ve fasulye.

 

 C vitamini bakımından zengin portakal ve limon gibi turunçgiller de demir emilimine yardımcı olurlar ve

böylece vücuda alınan demir miktarını artırıriar.

 

 Tuğla ya da toprak yiyen bir çocukta anemi kolayca gelişebilir.

Bu nedenle böyle durumlarda gerekli önlemleri almak şarttır.

 

 Demir bakımından fiakir bir beslenme sonucunda meydana gelen anemi, sindirim sistemi hastalıkları, mikroplu hastalıklar ve zayıflama vb. gibi durumlara yol açabilir.

 

 Anemiye karşı mücadelede, demir bakımından zengin tedaviler uygulamak gerekir.

Ayrıca periyodik olarak bir doktora görünmek de çok önemlidir,

 

Çünkü hastanın durumunu ve hastaya göre uygun tedaviyi ancak bir doktor belirleyebilir.

 

Demir bazı bitkilerde ve etlerde bulunur. Demir eksikliği anemisinin sıklığı, toplumdaki et tüketimi ile orantılıdır.

Etlerde bulunan ham demirinin emilimi daha kolaydır. Diyetin kompozisyonundan ve mide asiditesinden etkilenmez.

diğer kaynaklardaki demir, demir iyonlarına dönüştürülmesi gerekir.

C vitamini ve et diğer kaynaklardaki (hububat ve sebzeler) demirin emilimini kolaylaştırır.

Bazı maddeler demir emilimini zorlaştırır. Fosfatlar, fitatlar, tannatlar gibi ( Çay vs.)

Demirden zengin yiyecekler:

Hayvansal gıdalar : karaciğer, dalak, organ etleri, kırmızı et, yumurta

Bitkisel gıdalar : Üzüm, pekmez, kuru meyveler, yeşil sebzeler, kuru baklagiller, fındık, fıstık, susam.

 

Ülkemizde özellikle kırsal bölgelerimizde bile beslenme alışkanlıklarının değiştiği,

evlerde tarhana çorbası, bulgur pilavının yerini her 3 öğünde patates kızartmasının aldığı dikkatimizi çekmektedir.

Patatesde demir miktarı çok yetersizdir. Bu da demir eksikliği anemisinin ülkemizde son yıllarda daha da artmasına neden olmaktadır.

………………………………………………………………………………

 

devamı.......................

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !